"Attilâ İlhan okumaları, benim için adeta bir yaşama biçimi halini aldı. (...) Bugünün gençleri gibi biz de 1960'larda Nâzım Hikmet'in, Attilâ İlhan'ın şiirleriyle coşardık. İnanırdık ki, her okuyuşumuzda dünya yeniden kurulacak. Sanırdık ki içkievlerinde masalar, onun şiirleriyle çınlayınca gökyüzü fethedilecek. Bizim kuşağın edebiyat tutkusuydu bu... Bu tutkuyu alttan alta besleyen neydi? Attilâ İlhan, her şeyden önce kendine özgü bir üslup yaratmıştı. Edebiyatta yaratılan bu üslup, giderek hayatı kavrama, açıklama ve dönüştürme uğraşında bir ahlakın oluşmasına yol açmıştı. Genç kuşaklarla iletişim kurabilen bir yazardı. Hepimizi etkileyen de buydu."
"Attilâ İlhan okumaları, benim için adeta bir yaşama biçimi halini aldı. (...) Bugünün gençleri gibi biz de 1960'larda Nâzım Hikmet'in, Attilâ İlhan'ın şiirleriyle coşardık. İnanırdık ki, her okuyuşumuzda dünya yeniden kurulacak. Sanırdık ki içkievlerinde masalar, onun şiirleriyle çınlayınca gökyüzü fethedilecek. Bizim kuşağın edebiyat tutkusuydu bu... Bu tutkuyu alttan alta besleyen neydi? Attilâ İlhan, her şeyden önce kendine özgü bir üslup yaratmıştı. Edebiyatta yaratılan bu üslup, giderek hayatı kavrama, açıklama ve dönüştürme uğraşında bir ahlakın oluşmasına yol açmıştı. Genç kuşaklarla iletişim kurabilen bir yazardı. Hepimizi etkileyen de buydu."