#smrgKİTABEVİ Gül Dikeni - 2025
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
6256176201
Kargoya Teslim Süresi:
4&6
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
228
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2025
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
196,00
Havale/EFT ile:
188,18
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199237346
624516

https://www.simurgkitabevi.com/gul-dikeni-2025
Gül Dikeni - 2025 #smrgKİTABEVİ
196.00
Bu kitap, yurdun çeşitli yerlerinde Cumhuriyet savcısı ve başsavcısı olarak görev yapmış olan yazarın bizzat yaşadığı veya muttali olduğu olaylardan ilhamla kaleme alınmıştır. "... Gün gelince ölümü düşünmüştü, aşkı yoksa ben de yokum demişti belki de, varoluşunu yakmıştı âdeta, belki de dünyayı yakmak, her şeyi yok etmek istemişti, bunu ise kendi bedeninde göstermişti..." "... 'Hukuk işlemedi Savcı Bey, bu ceza olmadı, yarın öbür gün af da çıkar zaten, bu adalet değil!' diye haykırmıştı. Gidişi, yaralı bir kuşun havalanması gibiydi, zaman acının yükünü hafifletir, derlerdi ama pek hafiflememiş, aynı kalmıştı. Sözleri güneş gibi yakıcıydı..." "... Genç Savcı, görevi gereği yürüttüğü soruşturmalardan mütevellit hırsız, pezevenk, gaspçı, torbacı ne kadar kanun dışı sürüngen varsa tanımıştı, fakat böylesine ilk defa denk gelmişti. Bu nevi şahsına münhasır idi. Sülün Osman'a rahmet okutan cinstendi..." "... İlçenin bozuk ve bol çukurlu yollarında ultra lüks arabalarla hurdaya ayrılma vakti gelmiş araçların trafikte beraber seyretmeleri de garip bir tenakuz oluşturuyordu..." "... Bir insan nasıl olur da kendi kanından canından birinin henüz 15 yaşında iken, bile bile ölüme sürüklenmesine razı olurdu, aklı, vicdanı bir türlü bunu algılayamıyor, bazı zamanlar ruhunun Orta Doğu kadar karışık olduğu hissine kapılıyordu genç savcı..."
Bu kitap, yurdun çeşitli yerlerinde Cumhuriyet savcısı ve başsavcısı olarak görev yapmış olan yazarın bizzat yaşadığı veya muttali olduğu olaylardan ilhamla kaleme alınmıştır. "... Gün gelince ölümü düşünmüştü, aşkı yoksa ben de yokum demişti belki de, varoluşunu yakmıştı âdeta, belki de dünyayı yakmak, her şeyi yok etmek istemişti, bunu ise kendi bedeninde göstermişti..." "... 'Hukuk işlemedi Savcı Bey, bu ceza olmadı, yarın öbür gün af da çıkar zaten, bu adalet değil!' diye haykırmıştı. Gidişi, yaralı bir kuşun havalanması gibiydi, zaman acının yükünü hafifletir, derlerdi ama pek hafiflememiş, aynı kalmıştı. Sözleri güneş gibi yakıcıydı..." "... Genç Savcı, görevi gereği yürüttüğü soruşturmalardan mütevellit hırsız, pezevenk, gaspçı, torbacı ne kadar kanun dışı sürüngen varsa tanımıştı, fakat böylesine ilk defa denk gelmişti. Bu nevi şahsına münhasır idi. Sülün Osman'a rahmet okutan cinstendi..." "... İlçenin bozuk ve bol çukurlu yollarında ultra lüks arabalarla hurdaya ayrılma vakti gelmiş araçların trafikte beraber seyretmeleri de garip bir tenakuz oluşturuyordu..." "... Bir insan nasıl olur da kendi kanından canından birinin henüz 15 yaşında iken, bile bile ölüme sürüklenmesine razı olurdu, aklı, vicdanı bir türlü bunu algılayamıyor, bazı zamanlar ruhunun Orta Doğu kadar karışık olduğu hissine kapılıyordu genç savcı..."
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.