#smrgKİTABEVİ İspanyol Basınında Türk Millî Mücadelesi 1918 - 1923 - 2022
1922 yılı yaz aylarında Türk ileri harekâtı başlamış, Yunan ordularını önüne katan Türk birlikleri İzmir'e kadar ilerlemişler ve Anadolu'yu işgalcilerden temizlemişlerdir. Türk Milli Mücadelesi sadece cephelerde savaşılarak kazanılmamıştır. Bu mücadelenin bir de diplomasi ayağı bulunmaktadır.
Özellikle 1920 yılından itibaren Mustafa Kemal Paşa ve Ankara Hükümeti, politik başarılar da elde etmeye başlamışlardır. Rusya, Fransa ve İtalya ile birbiri ardına imzalanan antlaşmalar neticesinde, İngilizler tek başlarına bırakılmıştır. Aynı politika Türk zaferinden sonra Mudanya ve Lozan konferanslarında da izlenmiş ve bu sayede Türkiye için en elverişli koşullarda bir barış ortamı sağlanmıştır.
1920 yılında Sevr Antlaşması ile Türkiye'ye dayatılan ağır şartlarla Lozan Antlaşması'nın maddeleri kıyaslandığında Türk Milli Mücadelesinin diplomatik başarısı da ortaya çıkmaktadır. Bu çalışma ile tüm bu askerî ve diplomatik gelişmeler, I. Dünya Savaşı'nda ve Milli Mücadele döneminde Türkiye'ye karşı dostluğunu ve tarafsızlığını bozmamış bir devlet olan İspanya'da yayım hayatını sürdüren gazeteler üzerinden izlenmeye çalışılmıştır.
Bu çerçevede, İspanya Milli Kütüphanesi ve İspanya Eğitim, Kültür ve Spor Bakanlığı bünyelerindeki iki gazete arşivinde bulunan koleksiyonlarda yapılan taramalarda İspanyol basınının, Milli Mücadele'yi yakından takip ettiği görülmüştür.
Tespit edilen yaklaşık 15.000 kayıttan Türk Milli Mücadelesi ile ilişkili olan 8000 civarında haber tercüme edilerek, konunun akışı bu haberler üzerinden sağlanmıştır. Türk Milli Mücadelesini basın üzerinden takip etmeye çalışan farklı çalışmalar yapılmış olmakla birlikte, tarafsız bir ülke basınına göre yapılan bir çalışmaya rastlanmamıştır.
Oldukça yoğun bir propaganda savaşının yaşandığı Milli Mücadele döneminde, İspanyol basını tarafsızlığını ve özgürlüğünü devam ettirerek asparagas haberleri ayırt etmiş ve hem müttefikler hem de Türklerle ilgili oldukça önemli yorum ve değerlendirmelerde bulunmuşlardır. Bu çalışmanın önemli bir parçasını bu yorum ve değerlendirmeler oluşturmaktadır.
1922 yılı yaz aylarında Türk ileri harekâtı başlamış, Yunan ordularını önüne katan Türk birlikleri İzmir'e kadar ilerlemişler ve Anadolu'yu işgalcilerden temizlemişlerdir. Türk Milli Mücadelesi sadece cephelerde savaşılarak kazanılmamıştır. Bu mücadelenin bir de diplomasi ayağı bulunmaktadır.
Özellikle 1920 yılından itibaren Mustafa Kemal Paşa ve Ankara Hükümeti, politik başarılar da elde etmeye başlamışlardır. Rusya, Fransa ve İtalya ile birbiri ardına imzalanan antlaşmalar neticesinde, İngilizler tek başlarına bırakılmıştır. Aynı politika Türk zaferinden sonra Mudanya ve Lozan konferanslarında da izlenmiş ve bu sayede Türkiye için en elverişli koşullarda bir barış ortamı sağlanmıştır.
1920 yılında Sevr Antlaşması ile Türkiye'ye dayatılan ağır şartlarla Lozan Antlaşması'nın maddeleri kıyaslandığında Türk Milli Mücadelesinin diplomatik başarısı da ortaya çıkmaktadır. Bu çalışma ile tüm bu askerî ve diplomatik gelişmeler, I. Dünya Savaşı'nda ve Milli Mücadele döneminde Türkiye'ye karşı dostluğunu ve tarafsızlığını bozmamış bir devlet olan İspanya'da yayım hayatını sürdüren gazeteler üzerinden izlenmeye çalışılmıştır.
Bu çerçevede, İspanya Milli Kütüphanesi ve İspanya Eğitim, Kültür ve Spor Bakanlığı bünyelerindeki iki gazete arşivinde bulunan koleksiyonlarda yapılan taramalarda İspanyol basınının, Milli Mücadele'yi yakından takip ettiği görülmüştür.
Tespit edilen yaklaşık 15.000 kayıttan Türk Milli Mücadelesi ile ilişkili olan 8000 civarında haber tercüme edilerek, konunun akışı bu haberler üzerinden sağlanmıştır. Türk Milli Mücadelesini basın üzerinden takip etmeye çalışan farklı çalışmalar yapılmış olmakla birlikte, tarafsız bir ülke basınına göre yapılan bir çalışmaya rastlanmamıştır.
Oldukça yoğun bir propaganda savaşının yaşandığı Milli Mücadele döneminde, İspanyol basını tarafsızlığını ve özgürlüğünü devam ettirerek asparagas haberleri ayırt etmiş ve hem müttefikler hem de Türklerle ilgili oldukça önemli yorum ve değerlendirmelerde bulunmuşlardır. Bu çalışmanın önemli bir parçasını bu yorum ve değerlendirmeler oluşturmaktadır.