#smrgKİTABEVİ Kilikya Faciaları ve Urfa'nın Kurtuluş Mücadeleleri - 2025
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Bil Ofset
Dizi Adı:
Tarih
ISBN-10:
6253749576
Kargoya Teslim Süresi:
4&6
Hazırlayan:
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
232
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2025
Çeviren:
Murat Uğraş
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
148,85
Havale/EFT ile:
142,91
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199237122
624297

https://www.simurgkitabevi.com/kilikya-facialari-ve-urfanin-kurtulus-mucadeleleri-2025
Kilikya Faciaları ve Urfa'nın Kurtuluş Mücadeleleri - 2025 #smrgKİTABEVİ
148.85
Türk Milli Mücadelesinin hangi şartlarda kazanıldığını anlamak için Ali Saip URSAVAŞ'ın Kilikya da Ermeniler ve Urfa da Fransızlarla yaptığı mücadeleleri okumak ve anlamak oldukça önemlidir.
Fransız siyasi işgal kumandanı Yüzbaşı Taparroe tarafından ikametinde zorunlu hapse mahkum edildiği vakit, doğum yapmak üzere olan eşini Mardin'deki ailesinin yanına gönderebilmek için Fransız yüzbaşının eşi Madame Taparroe'ya, -kendi deyimiyle elindeki tek serveti olan- eşinin pırlanta gerdanlığını gözleri dolarak vermek durumunda kalmış, daha sonra tahliyesi için “ya sürgüne gideceksin ya da Kozan'ı terk edeceksin” emriyle bu defa da canından çok sevdiği Arap kısrağını yüzbaşıya bırakmak zorunda kalmıştır. Tüm maddi varlığını bu suretle yitirip tahliye olduktan sonra Ermeni çetelerinin saldırı tehdidi altında Urfa'ya ulaşmayı başaran Ali Saip Bey'in burada başlattığı eşsiz kurtuluş mücadelesini okumak oldukça anlamlıdır.
Adana'da ve Urfa'da oldukça çetin koşullarda yaptığı teşkilatlanma çabaları, İntibah Cemiyeti'ni kurması, yürüttüğü sevk ve idare faaliyetlerinin niteliği her türlü takdirin üzerindedir. Kuva yi Milliye ruhunu tüm benliğiyle yaşayan ve “Türk mücadele azmini” gelecek nesillere miras bırakan Ali Saip URSAVAŞ'a ve onun şanlı mücadelesine saygı ve minnet duygularıyla, bu vatan için canlarını feda etmiş olan tüm Kuva yi Milliye şehitlerinin aziz ruhlarına ithaf olunur.
Fransız siyasi işgal kumandanı Yüzbaşı Taparroe tarafından ikametinde zorunlu hapse mahkum edildiği vakit, doğum yapmak üzere olan eşini Mardin'deki ailesinin yanına gönderebilmek için Fransız yüzbaşının eşi Madame Taparroe'ya, -kendi deyimiyle elindeki tek serveti olan- eşinin pırlanta gerdanlığını gözleri dolarak vermek durumunda kalmış, daha sonra tahliyesi için “ya sürgüne gideceksin ya da Kozan'ı terk edeceksin” emriyle bu defa da canından çok sevdiği Arap kısrağını yüzbaşıya bırakmak zorunda kalmıştır. Tüm maddi varlığını bu suretle yitirip tahliye olduktan sonra Ermeni çetelerinin saldırı tehdidi altında Urfa'ya ulaşmayı başaran Ali Saip Bey'in burada başlattığı eşsiz kurtuluş mücadelesini okumak oldukça anlamlıdır.
Adana'da ve Urfa'da oldukça çetin koşullarda yaptığı teşkilatlanma çabaları, İntibah Cemiyeti'ni kurması, yürüttüğü sevk ve idare faaliyetlerinin niteliği her türlü takdirin üzerindedir. Kuva yi Milliye ruhunu tüm benliğiyle yaşayan ve “Türk mücadele azmini” gelecek nesillere miras bırakan Ali Saip URSAVAŞ'a ve onun şanlı mücadelesine saygı ve minnet duygularıyla, bu vatan için canlarını feda etmiş olan tüm Kuva yi Milliye şehitlerinin aziz ruhlarına ithaf olunur.
Türk Milli Mücadelesinin hangi şartlarda kazanıldığını anlamak için Ali Saip URSAVAŞ'ın Kilikya da Ermeniler ve Urfa da Fransızlarla yaptığı mücadeleleri okumak ve anlamak oldukça önemlidir.
Fransız siyasi işgal kumandanı Yüzbaşı Taparroe tarafından ikametinde zorunlu hapse mahkum edildiği vakit, doğum yapmak üzere olan eşini Mardin'deki ailesinin yanına gönderebilmek için Fransız yüzbaşının eşi Madame Taparroe'ya, -kendi deyimiyle elindeki tek serveti olan- eşinin pırlanta gerdanlığını gözleri dolarak vermek durumunda kalmış, daha sonra tahliyesi için “ya sürgüne gideceksin ya da Kozan'ı terk edeceksin” emriyle bu defa da canından çok sevdiği Arap kısrağını yüzbaşıya bırakmak zorunda kalmıştır. Tüm maddi varlığını bu suretle yitirip tahliye olduktan sonra Ermeni çetelerinin saldırı tehdidi altında Urfa'ya ulaşmayı başaran Ali Saip Bey'in burada başlattığı eşsiz kurtuluş mücadelesini okumak oldukça anlamlıdır.
Adana'da ve Urfa'da oldukça çetin koşullarda yaptığı teşkilatlanma çabaları, İntibah Cemiyeti'ni kurması, yürüttüğü sevk ve idare faaliyetlerinin niteliği her türlü takdirin üzerindedir. Kuva yi Milliye ruhunu tüm benliğiyle yaşayan ve “Türk mücadele azmini” gelecek nesillere miras bırakan Ali Saip URSAVAŞ'a ve onun şanlı mücadelesine saygı ve minnet duygularıyla, bu vatan için canlarını feda etmiş olan tüm Kuva yi Milliye şehitlerinin aziz ruhlarına ithaf olunur.
Fransız siyasi işgal kumandanı Yüzbaşı Taparroe tarafından ikametinde zorunlu hapse mahkum edildiği vakit, doğum yapmak üzere olan eşini Mardin'deki ailesinin yanına gönderebilmek için Fransız yüzbaşının eşi Madame Taparroe'ya, -kendi deyimiyle elindeki tek serveti olan- eşinin pırlanta gerdanlığını gözleri dolarak vermek durumunda kalmış, daha sonra tahliyesi için “ya sürgüne gideceksin ya da Kozan'ı terk edeceksin” emriyle bu defa da canından çok sevdiği Arap kısrağını yüzbaşıya bırakmak zorunda kalmıştır. Tüm maddi varlığını bu suretle yitirip tahliye olduktan sonra Ermeni çetelerinin saldırı tehdidi altında Urfa'ya ulaşmayı başaran Ali Saip Bey'in burada başlattığı eşsiz kurtuluş mücadelesini okumak oldukça anlamlıdır.
Adana'da ve Urfa'da oldukça çetin koşullarda yaptığı teşkilatlanma çabaları, İntibah Cemiyeti'ni kurması, yürüttüğü sevk ve idare faaliyetlerinin niteliği her türlü takdirin üzerindedir. Kuva yi Milliye ruhunu tüm benliğiyle yaşayan ve “Türk mücadele azmini” gelecek nesillere miras bırakan Ali Saip URSAVAŞ'a ve onun şanlı mücadelesine saygı ve minnet duygularıyla, bu vatan için canlarını feda etmiş olan tüm Kuva yi Milliye şehitlerinin aziz ruhlarına ithaf olunur.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.