Arama için en az 3 karakter girmelisiniz.
#smrgKİTABEVİ Patagonya Ekspresi - 2025
Editör:
Almıla Altan
Kapak Tasarım:
Hamdi Akçay
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Özal Basımevi
Dizi Adı:
Çağdaş Dünya Yazarları
ISBN-10:
6253693664
Kargoya Teslim Süresi:
4&6
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
13x19
Sayfa Sayısı:
160
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2025
Çeviren:
Yıldız Canpolat
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Orijinal Adı:
Patagonia Express
Kategori:
indirimli
113,75
Havale/EFT ile:
109,21
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199236868
623940

https://www.simurgkitabevi.com/patagonya-ekspresi-2025
Patagonya Ekspresi - 2025 #smrgKİTABEVİ
113.75
“Hiç kimse mutlu olmaktan utanç duymamalı.”
Patagonya Ekspresi, dünyaca sevilen Şilili yazar Luis Sepúlveda'nın, insanlık durumunu ve sanatçı olmanın anlamını kavramanın bir yolu olarak gördüğü yolculuk notlarını barındıran, en sevilen kitaplarından biri. Bu yolculuklar Şili, Arjantin ve Bolivya'dan geçerek 20. yüzyılın başlarına kadar ayak değmemiş Patagonya'ya, dünyanın sonuna uzanıyor: Onlarca şehir, liman, direnişlere ev sahipliği yapmış tren istasyonları, cezaevi hücreleri, kıyılar, dağ tepeleri, adalar, güney barları, sömürgeciliğin nişanesi çiftlikler, yazarın kendi köklerinin bulunduğu Martos ve yol boyu Sepúlveda'ya hayallerinde eşik eden çılgın pilot Carlos Soyadıyok, yunusların dostu Panchito, Hıçkıran Papağan isimli pırpır uçak, Patagonya'nın Sesi adlı radyo programı...
Adını bir zamanlar Patagonya'da çalışan, sonra yavaş bulunarak kaldırılan bir tren hattından alan Patagonya Ekspresi dünyaya bakmayı öğrenmek için bir kılavuz. O zaman yaşlı adamın bakışları derimi deldi, kemiklerimin tümünü tek tek dolaştı, kapıdan sokağa çıktı, tepelerden indi, her ağacı, her zeytinyağı damlasını, her şarap gölgesini, silinmiş her izi, söylenen her şarkıyı, uğursuz saatte kurban edilen her boğayı, her güneş batımını, her mirasın önünde küstahça dikilen üç köşeli şapkayı, çok uzaklardan gelen her haberi, artık gelmez olan her mektubu –çünkü lanet olsun yaşam böyle–, uzaklığın mutlaklığını doğrulamak istermiş gibi uzayıp giden sessizliği ziyaret etti.
Patagonya Ekspresi, dünyaca sevilen Şilili yazar Luis Sepúlveda'nın, insanlık durumunu ve sanatçı olmanın anlamını kavramanın bir yolu olarak gördüğü yolculuk notlarını barındıran, en sevilen kitaplarından biri. Bu yolculuklar Şili, Arjantin ve Bolivya'dan geçerek 20. yüzyılın başlarına kadar ayak değmemiş Patagonya'ya, dünyanın sonuna uzanıyor: Onlarca şehir, liman, direnişlere ev sahipliği yapmış tren istasyonları, cezaevi hücreleri, kıyılar, dağ tepeleri, adalar, güney barları, sömürgeciliğin nişanesi çiftlikler, yazarın kendi köklerinin bulunduğu Martos ve yol boyu Sepúlveda'ya hayallerinde eşik eden çılgın pilot Carlos Soyadıyok, yunusların dostu Panchito, Hıçkıran Papağan isimli pırpır uçak, Patagonya'nın Sesi adlı radyo programı...
Adını bir zamanlar Patagonya'da çalışan, sonra yavaş bulunarak kaldırılan bir tren hattından alan Patagonya Ekspresi dünyaya bakmayı öğrenmek için bir kılavuz. O zaman yaşlı adamın bakışları derimi deldi, kemiklerimin tümünü tek tek dolaştı, kapıdan sokağa çıktı, tepelerden indi, her ağacı, her zeytinyağı damlasını, her şarap gölgesini, silinmiş her izi, söylenen her şarkıyı, uğursuz saatte kurban edilen her boğayı, her güneş batımını, her mirasın önünde küstahça dikilen üç köşeli şapkayı, çok uzaklardan gelen her haberi, artık gelmez olan her mektubu –çünkü lanet olsun yaşam böyle–, uzaklığın mutlaklığını doğrulamak istermiş gibi uzayıp giden sessizliği ziyaret etti.
“Hiç kimse mutlu olmaktan utanç duymamalı.”
Patagonya Ekspresi, dünyaca sevilen Şilili yazar Luis Sepúlveda'nın, insanlık durumunu ve sanatçı olmanın anlamını kavramanın bir yolu olarak gördüğü yolculuk notlarını barındıran, en sevilen kitaplarından biri. Bu yolculuklar Şili, Arjantin ve Bolivya'dan geçerek 20. yüzyılın başlarına kadar ayak değmemiş Patagonya'ya, dünyanın sonuna uzanıyor: Onlarca şehir, liman, direnişlere ev sahipliği yapmış tren istasyonları, cezaevi hücreleri, kıyılar, dağ tepeleri, adalar, güney barları, sömürgeciliğin nişanesi çiftlikler, yazarın kendi köklerinin bulunduğu Martos ve yol boyu Sepúlveda'ya hayallerinde eşik eden çılgın pilot Carlos Soyadıyok, yunusların dostu Panchito, Hıçkıran Papağan isimli pırpır uçak, Patagonya'nın Sesi adlı radyo programı...
Adını bir zamanlar Patagonya'da çalışan, sonra yavaş bulunarak kaldırılan bir tren hattından alan Patagonya Ekspresi dünyaya bakmayı öğrenmek için bir kılavuz. O zaman yaşlı adamın bakışları derimi deldi, kemiklerimin tümünü tek tek dolaştı, kapıdan sokağa çıktı, tepelerden indi, her ağacı, her zeytinyağı damlasını, her şarap gölgesini, silinmiş her izi, söylenen her şarkıyı, uğursuz saatte kurban edilen her boğayı, her güneş batımını, her mirasın önünde küstahça dikilen üç köşeli şapkayı, çok uzaklardan gelen her haberi, artık gelmez olan her mektubu –çünkü lanet olsun yaşam böyle–, uzaklığın mutlaklığını doğrulamak istermiş gibi uzayıp giden sessizliği ziyaret etti.
Patagonya Ekspresi, dünyaca sevilen Şilili yazar Luis Sepúlveda'nın, insanlık durumunu ve sanatçı olmanın anlamını kavramanın bir yolu olarak gördüğü yolculuk notlarını barındıran, en sevilen kitaplarından biri. Bu yolculuklar Şili, Arjantin ve Bolivya'dan geçerek 20. yüzyılın başlarına kadar ayak değmemiş Patagonya'ya, dünyanın sonuna uzanıyor: Onlarca şehir, liman, direnişlere ev sahipliği yapmış tren istasyonları, cezaevi hücreleri, kıyılar, dağ tepeleri, adalar, güney barları, sömürgeciliğin nişanesi çiftlikler, yazarın kendi köklerinin bulunduğu Martos ve yol boyu Sepúlveda'ya hayallerinde eşik eden çılgın pilot Carlos Soyadıyok, yunusların dostu Panchito, Hıçkıran Papağan isimli pırpır uçak, Patagonya'nın Sesi adlı radyo programı...
Adını bir zamanlar Patagonya'da çalışan, sonra yavaş bulunarak kaldırılan bir tren hattından alan Patagonya Ekspresi dünyaya bakmayı öğrenmek için bir kılavuz. O zaman yaşlı adamın bakışları derimi deldi, kemiklerimin tümünü tek tek dolaştı, kapıdan sokağa çıktı, tepelerden indi, her ağacı, her zeytinyağı damlasını, her şarap gölgesini, silinmiş her izi, söylenen her şarkıyı, uğursuz saatte kurban edilen her boğayı, her güneş batımını, her mirasın önünde küstahça dikilen üç köşeli şapkayı, çok uzaklardan gelen her haberi, artık gelmez olan her mektubu –çünkü lanet olsun yaşam böyle–, uzaklığın mutlaklığını doğrulamak istermiş gibi uzayıp giden sessizliği ziyaret etti.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.