#smrgKİTABEVİ Trajik Hissiyat Ütopik Siyaset: Jean Jacques Rousseau'nun Edebi ve Siyasi Tahayyülü -

Kondisyon:
Yeni
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
6053161769
Kargoya Teslim Süresi:
4&6
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199201096
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
296
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2019
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
220,10
Havale/EFT ile: 212,77
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199201096
587091
Trajik Hissiyat Ütopik Siyaset: Jean Jacques Rousseau'nun Edebi ve Siyasi Tahayyülü -
Trajik Hissiyat Ütopik Siyaset: Jean Jacques Rousseau'nun Edebi ve Siyasi Tahayyülü - #smrgKİTABEVİ
220.10
Hakikatin çölünde yaşamakla başa çıkamadığımız, giderek hakikat sonrasının nihilizminde kaybolduğumuz, herhangi bir ahlaki edimin ardında hınzır bir zekâ gösterisi olarak çıkar aradığımız, duygusuz ve hesapçı siyasi ve şahsi adımlarımızı ya apaçık bir zorlamayla herkesin iyisiymiş gibi sunduğumuz ya da umursamaz bir pişkinlikle kısmi çıkarımızı maksimize etmenin en insani tavır olduğunu varsaydığımız, iyiye olan inancımızı yitirdiğimiz gibi iyi arayışı içinde olanları da mahkûm edip alaya aldığımız bir zamanda kendisini hakikate adamış bir filozofa, J.-J. Rousseau'ya dönmek çok mu yersiz?

Düşünce tarihinde önemli bir yer tutan Rousseau'yu modern incelemelerin ışığında okuyan yazarlar, filozofun bugün siyaset üstüne düşünenlere neler söyleyebileceğini araştırıyorlar. İndirgemeci yorumların karşısına düşünürün külliyatından hareketle bütünlüklü bir tablo çıkarıyorlar.

İnsanın özü itibariyle kötü olduğu fikrini reddeden Rousseau, ne gibi kötülükler işlerse işlesinler, insanların aslında “erdemli” davranışlara kâdir olduğunu kabul eder. Peki kötülük de yapan bu varlıklar hangi koşullarda “iyi”, “erdemli” olur ve tahakküm ilişkisi kurmadan birlikte yaşarlar? Birey ile toplum, kendini bilmemek ile bilmek, akıl ile duygu arasındaki karşıtlıkların bu doğrultuda ele alındığı kitap, böylece Rousseau'nun eşitliğe dayalı ve ortak çıkarı gözeten toplum fikrini enine boyuna tartıyor; hem “trajedi”yi hem de ütopyayı, hem filozofu hem de bugünü yeniden düşünmeye çağırıyor bizi.

Siyaset kuramı ve felsefeye ilgi duyan okurlarımızın zevkle okuyacağına inanıyoruz.

Hakikatin çölünde yaşamakla başa çıkamadığımız, giderek hakikat sonrasının nihilizminde kaybolduğumuz, herhangi bir ahlaki edimin ardında hınzır bir zekâ gösterisi olarak çıkar aradığımız, duygusuz ve hesapçı siyasi ve şahsi adımlarımızı ya apaçık bir zorlamayla herkesin iyisiymiş gibi sunduğumuz ya da umursamaz bir pişkinlikle kısmi çıkarımızı maksimize etmenin en insani tavır olduğunu varsaydığımız, iyiye olan inancımızı yitirdiğimiz gibi iyi arayışı içinde olanları da mahkûm edip alaya aldığımız bir zamanda kendisini hakikate adamış bir filozofa, J.-J. Rousseau'ya dönmek çok mu yersiz?

Düşünce tarihinde önemli bir yer tutan Rousseau'yu modern incelemelerin ışığında okuyan yazarlar, filozofun bugün siyaset üstüne düşünenlere neler söyleyebileceğini araştırıyorlar. İndirgemeci yorumların karşısına düşünürün külliyatından hareketle bütünlüklü bir tablo çıkarıyorlar.

İnsanın özü itibariyle kötü olduğu fikrini reddeden Rousseau, ne gibi kötülükler işlerse işlesinler, insanların aslında “erdemli” davranışlara kâdir olduğunu kabul eder. Peki kötülük de yapan bu varlıklar hangi koşullarda “iyi”, “erdemli” olur ve tahakküm ilişkisi kurmadan birlikte yaşarlar? Birey ile toplum, kendini bilmemek ile bilmek, akıl ile duygu arasındaki karşıtlıkların bu doğrultuda ele alındığı kitap, böylece Rousseau'nun eşitliğe dayalı ve ortak çıkarı gözeten toplum fikrini enine boyuna tartıyor; hem “trajedi”yi hem de ütopyayı, hem filozofu hem de bugünü yeniden düşünmeye çağırıyor bizi.

Siyaset kuramı ve felsefeye ilgi duyan okurlarımızın zevkle okuyacağına inanıyoruz.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat